Thursday, March 29, 2007
countdown
galiba herkesle iyi olan degil de daha az insanla daha iyi olan insanlardan biriyim. bugun son gunum burada bu donem icin. hava sahane, terasta oturmak cok guzel bu aralar, ama yine de birsuru insanla terasta bira icmek yerine rodrigo greetje ve sevgilisi arno ile bizim barin yakinindaki hep gordugumuz dev diskotoplu "frankie's" de cosmopolitan icmek daha eglenceli geldi bana. galiba frankie's in isletmecisi eski bir boksormus. jake la motta mekani gibi bir yer. her yer aynali ve icerde sayabildigim kadariyla. (ve cok sayida ayna vardi yanlis saymis olabilirim) 8 dev (evet dev tam uzerimde bir diskotopu vardi ve oldukca endiseliydim -healthandsafetywise.) arno ahmetcihat gibi birsey, muhendis ve herseyi biliyor olabilir. rodrigo ise tam bir turk. ama dedikodu yapabileceginiz postmodern turk erkeklerinden biri karisindan korkuyor en cok soyledigi soz 'ximena she's gonna kill me!'. baya iyi vakit gecirdim. frankie kesin iyi de bir boksordu.
simdi en onemli hedef. bavul.
ost: gunlerdir icime ayrilik coktu-zeki muren. seckin'in onerisi.



edit: resimler. bavulda ilerledim.
ost:hala ayni.
eslik eden dialog:
[01:14:34] zeynep joins conversation
[01:14:35] zeynep says:
az once mikrodalgada brokolileri yaktim
[01:14:35] zeynep says:
gercekten mutfakta ustume yok.
[01:17:21] zeynep joins conversation
[01:17:21] ayşenaz says:
cus
[01:30:59] Diego says:
kader kısmet
[01:31:25] ayşenaz says:
amin
simdi en onemli hedef. bavul.
ost: gunlerdir icime ayrilik coktu-zeki muren. seckin'in onerisi.



edit: resimler. bavulda ilerledim.
ost:hala ayni.
eslik eden dialog:
[01:14:34] zeynep joins conversation
[01:14:35] zeynep says:
az once mikrodalgada brokolileri yaktim
[01:14:35] zeynep says:
gercekten mutfakta ustume yok.
[01:17:21] zeynep joins conversation
[01:17:21] ayşenaz says:
cus
[01:30:59] Diego says:
kader kısmet
[01:31:25] ayşenaz says:
amin
Tuesday, March 27, 2007
D10S EXISTE
ankara'da yapilacak isler:
zeus sevilecek
annemler gorulecek
arkadaslarla gorusulecek
tez kitaplarinin turkcesi alinacak
external harddiskciden param geri istenecek (ulan butun mp3 arsivim)
kablo ve aksesuarlarina bakmak icin ulus'a gidilecek
simit yenilecek
insallah nothing-gets-crossed-out olmaz. bu da D10S EXISTE.
zeus sevilecek
annemler gorulecek
arkadaslarla gorusulecek
tez kitaplarinin turkcesi alinacak
external harddiskciden param geri istenecek (ulan butun mp3 arsivim)
kablo ve aksesuarlarina bakmak icin ulus'a gidilecek
simit yenilecek
insallah nothing-gets-crossed-out olmaz. bu da D10S EXISTE.
Monday, March 26, 2007
bob dylan again.
bugun bob dylan biletlerini almaya gittim box office'e. malesef kredi kartini gormeleri gerekiyormus. malesef alamadim. malesef hevesim kursagimda kaldi. bunun uzerine bol bol bob dylan dinledikten sonra i used to care but things have changed diyorum.
bu arada geliyorum.
bu arada videosu ne kadar guzel. harika bir bob dylan.
bu arada geliyorum.
bu arada videosu ne kadar guzel. harika bir bob dylan.
Sunday, March 25, 2007
Saturday, March 24, 2007
now i'm really hungry*
29 mart persembe gecesi ankara'ya donuyorum. sadece 12 gunlugune. yolculuk oncesi buzdolabini bosaltma ve bocek onlemi olarak hic bir kirinti birakmamak icin dolapta ne varsa tuketme isine basladim. bu nedenle ogunler anlamlarini kaybediyor sanki. sabah kahvaltim olarak yarim paket biskuvi (buskuu), paketin geri kalani ise aksm yemeginde salataya eslik edicek. aman tanrim ne midesizlik.
*rodrigo'ya gore aysenaz'in en cok sarfettigi cumle.
*rodrigo'ya gore aysenaz'in en cok sarfettigi cumle.
Sunday, March 18, 2007
Thursday, March 15, 2007
nasil
gecen hafta, calismalar sirasinda:


barin arkasindaki pattern, cimento-agac dalindan karolar. dallara bardaklari koyduk.


bunlar ise greetje'nin ekmek mozaikleri.


duvarlari cnc'de kestirdigimiz siyah mdf ile kapladik. slot'lar pattern olusturuyor, fikir insanlarin tabaklari ve bardaklari duvardaki patterna takmasiydi, zira cok kucuk mekan ve masa falan yok. ama malesef tabaklar yetismedi. onun yerine eskicilerden topladigimiz ve mutfaktan buldugumuz tabaklari tavana yakin yukseklige takip aydinlatma olarak kullandik.

barin arkasindaki pattern, cimento-agac dalindan karolar. dallara bardaklari koyduk.


bunlar ise greetje'nin ekmek mozaikleri.


duvarlari cnc'de kestirdigimiz siyah mdf ile kapladik. slot'lar pattern olusturuyor, fikir insanlarin tabaklari ve bardaklari duvardaki patterna takmasiydi, zira cok kucuk mekan ve masa falan yok. ama malesef tabaklar yetismedi. onun yerine eskicilerden topladigimiz ve mutfaktan buldugumuz tabaklari tavana yakin yukseklige takip aydinlatma olarak kullandik.
Sunday, March 11, 2007
elliott smith
tembel ve bundan gurur duyan bir pazar gunu ev islerinden sonra ne dinlenir, elliott smith dinlenir diye dusundum. from a basement on the hill albumu vardi bir suredir bende, arada cok az dinliyordum. bazi albumleri/muzisyenleri dinlemek icin zamanini beklemek gerekiyor ama. bazen durup duruken 2 yil once aldiginiz bir albumu dinlemek akliniza gelebilir, bu albume uzun sure takilabilir, bu daha sonra yeni seyler kesfetmenizi saglayabilir.
from a basement on the hill cok iyi bir album. cok dingin, ama cok karanlik ve yalniz bir album. olacaklarin habercisi gibi. dinlerken elliott smith'in neden ama neden bu kadar mutsuz oldugunu dusunuyor insan. bu yuzden kisisel almiyorsunuz sarkilari, ben sahsen adamin haline uzuldum.
from a basement on the hill'deki bence en iyi parca king's crossing. cok cok guzel-bir sure durmak gerekiyor dinledikten sonra. intihar notu gibi bir sey cunku. (give me one good reason not to do it -because we love you- so do it)
bu de en guzel intihar sahnelerinden biri. mavi renkli.
elliott smith intihar edeli cok olmus, 4 yildan fazla. ahmetcihat haberi telefonda soylediginde cok uzuldugumu hatirliyorum. pek gazeteler falan da yazmadi, sessiz oldu. bir daha yeni elliott smith sarkisi dinleyemeyecek olmak can sikici.
from a basement on the hill cok iyi bir album. cok dingin, ama cok karanlik ve yalniz bir album. olacaklarin habercisi gibi. dinlerken elliott smith'in neden ama neden bu kadar mutsuz oldugunu dusunuyor insan. bu yuzden kisisel almiyorsunuz sarkilari, ben sahsen adamin haline uzuldum.
from a basement on the hill'deki bence en iyi parca king's crossing. cok cok guzel-bir sure durmak gerekiyor dinledikten sonra. intihar notu gibi bir sey cunku. (give me one good reason not to do it -because we love you- so do it)
bu de en guzel intihar sahnelerinden biri. mavi renkli.
elliott smith intihar edeli cok olmus, 4 yildan fazla. ahmetcihat haberi telefonda soylediginde cok uzuldugumu hatirliyorum. pek gazeteler falan da yazmadi, sessiz oldu. bir daha yeni elliott smith sarkisi dinleyemeyecek olmak can sikici.

















